Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, ayna çalışmasının psikolojik etkileri, faydaları ve riskleri hakkında açıklamalarda bulundu.Ayna çalışmasının etkisi kişiden kişiye değişebilir!Ayna çalışmasının popüler psikoloji ve kişisel gelişim alanında kullanılan bir pratik olduğunu dile getiren Tuğçe Tunçel, “Ancak klinik psikolojide standart, tek başına tedavi edici bir yöntem olarak yer almaz. Daha çok öz-şefkat, maruz bırakma (exposure) ve bilişsel yeniden yapılandırma süreçleriyle ilişkili yönleri üzerinden değerlendirilebilir.” dedi.Ayna çalışmasını, kişinin aynaya bakarak kendine olumlu ifadeler söylemesi, duygularını gözlemlemesi veya kendisiyle ilişki kurmaya çalışması olarak tanımlayan Tunçel, “Klinik açıdan bu pratik üç mekanizma üzerinden yorumlanabilir. Maruz bırakma (exposure) yani kişinin kendi bedeni ve yüzüyle doğrudan karşılaşması, öz-odaklanma (self-focused attention) yani dikkatin dış dünyadan iç benliğe yönelmesi, bilişsel yeniden çerçeveleme yani kendine dair otomatik olumsuz düşüncelerin fark edilmesi ve değiştirilmesi. Ancak tek başına ‘terapötik yöntem’ değildir; etkisi kişinin psikolojik yapısına göre değişir.” şeklinde konuştu.Özsaygısı düşük kişilerde 'ben değerliyim' gibi ifadeler ters etki yaratabilir!Bazı kişiler için ayna karşısının rahatsız edici olabileceğini aktaran Tuğçe Tunçel, “Çünkü beden algısı sorunları (body dissatisfaction), sosyal kaygı ve kendini yargılama eğilimi, depresif bilişler (kendine yönelik olumsuz şemalar), travma öyküsü (özellikle bedenle ilgili travmalar), yüksek öz-eleştiri ve utanç duygusu yaşayan kişilerde ayna, ‘kendilikle yüzleşme’yi artırdığı için kaçınma tepkisi doğurabilir.” dedi.Ayna karşısında yapılan olumlamaların (affirmasyonların) psikolojik etkileri hakkında bilimsel verilere değinen Tunçel, şunları söyledi:“Olumlamalarla ilgili araştırmalar karışıktır. Öz-şefkat düzeyi yüksek bireylerde olumlamalar stres azaltabilir ve motivasyonu artırabilir. Özsaygısı düşük kişilerde ‘ben değerliyim’ gibi ifadeler ters etki yaratabilir. Çünkü kişi içsel olarak buna inanmadığında bilişsel çelişki oluşur ve rahatsızlık artabilir. En etkili yaklaşımda araştırmalar ise ‘gerçekçi ve süreç odaklı olumlamaların’ daha etkili olduğunu gösterir; o da ‘zorlanıyorum ama kendime daha anlayışlı olmayı öğreniyorum’ şeklinde ifade edilebilir.”Ayna çalışması herkes için güvenli olmayabilir! Kişinin kendi yüzüne uzun süre bakmasının bazı duyguların ortaya çıkmasına neden olabileceğini kaydeden Tunçel, “Bu durum kişiye bağlı olarak değişir. Öz-farkındalık artışı, utanç veya huzursuzluk, merak ve kabullenme, eleştirel iç sesin güçlenmesi, bazı durumlarda dissosiyatif hisler (yabancılaşma) ve özellikle yüksek öz-eleştirel kişilerde duygusal yoğunluk artabilir.” dedi.Bazı durumlarda ayna çalışmasının uzman desteği olmadan uygulanması sakıncalı olabileceği uyarısında bulunan Tunçel, “Yoğun depresyon, beden algı bozukluğu, travma sonrası stres belirtileri, kendine zarar verme düşünceleri ve yoğun dissosiyasyon durumlarında tavsiye edilmez. Şiddetli sosyal kaygı gibi durumlarda dikkatli olunmalı. Bu durumlarda ayna çalışması, kişiyi rahatlatmak yerine tetikleyici olabilir.” ifadelerini kullandı.Klinik sorunları self-help tekniğiyle çözmeye çalışmak yanlış kullanımdır!Ayna çalışmasının tek başına ‘özsaygı inşa etme yöntemi’ olmadığına dikkat çeken Tuğçe Tunçel, “Derin bilişsel şemaları değiştirmez, travmayı çözmez, sistematik terapi yerine geçmez.” dedi.Tunçel ayrıca ayna çalışmasının yanlış kullanımına da örnek vererek, “Gerçekçi olmayan pozitif telkinlerle kendini zorlamak, duygusal kaçınmayı ‘pozitif düşünme’ ile bastırmak, klinik sorunları self-help tekniğiyle çözmeye çalışmak yanlış kullanımdır.” diye konuştu.Kendinize zorla iyi hissettirmeye çalışmayın; önce ne hissettiğinizi fark edin! Kendisiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmak isteyen kişilere ayna çalışması konusunda önerilerde bulunan Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, sözlerini şöyle tamamladı:“Klinik açıdan daha dengeli bir yaklaşım için evvela nötr gözlemle başlamak gerekir; ‘Kendime bakabiliyorum ve şu an ne hissediyorum?’ sorusu sorulmalı. Sonrasında öz-şefkat dili kullanılmalı. Sert olumlamalar yerine gerçekçi cümleler seçilmeli. Çalışmaya kısa sürelerle başlanmalı, uzun süre maruz kalma zorlayıcı olabilir. Duyguyu bastırmak değil, tanımak önemli. Gerektiğinde ‘şu an rahatsızlık hissediyorum’ denilebilmeli. Bedenle ilişkiyi çeşitlendirmek es geçilmemeli. Sadece aynaya değil, hareket, nefes ve beden farkındalığına da odaklanılmalı. Gerekirse Bilişsel Davranışçı Terapi veya şema terapi desteği alınmalı.” Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
SAĞLIK
Yayınlanma: 14 Temmuz 2026 - 11:41
Ayna karşısında yapılan olumlamalar terapi yerine geçmiyor!
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, ayna çalışmasının psikolojik etkileri, faydaları ve riskleri hakkında açıklamalarda bulundu.
SAĞLIK
14 Temmuz 2026 - 11:41











