Toplumda en sık görülen cilt hastalıklarının başında gelen ürtiker, halk arasında kurdeşen olarak biliniyor. Yaz aylarında özellikle de Ağustos ayında sıcakların zirve çıkması ve terlemeyle birlikte daha sık görülen ürtiker, şiddetli kaşıntı ve döküntülerle bireylerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Önemli ölçüde düşüren hastalıkta, doğru tanı ve zamanında tedavi büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ali Rıza Başaran, ürtikerin nedenleri, risk faktörleri ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.Tanısı doğru konularak doğru ürtiker tedavisi yapılmasıSık görülen cilt hastalıklarından biri olan ürtiker, kızarıklık, kabarıklık ve yoğun kaşıntıyla seyreden bir hastalıktır. Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde daha sık görülür. Ancak bazı ciddi hastalıkların belirtileriyle benzerlik gösterdiği için ürtikere doğru tanı ve tedavi uygulanması gerekir. Özellikle yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları ve buna bağlı gelişen aşırı terleme, ürtiker hastaları için önemli bir risk faktörü oluşturur. Vücut ısısının artmasıyla ortaya çıkan kolinerjik ürtiker, küçük noktasal kabarcıklar ve yoğun kaşıntıyla kendini gösterebilir.Şiddetli kaşıntı iş ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyebiliyorÜrtikerin akut ve kronik olmak üzere iki tipi bulunmaktadır. Akut ürtikerde döküntüler genellikle 15-20 dakika içinde kaybolabilir. Hatta hasta sağlık kuruluşuna başvurduğunda döküntülerin izi kalmamış bile alabilir. Ancak bu döküntüler bazen o kadar şiddetli kaşıntıya neden oluyor ki kişinin iş performansını ve sosyal yaşamını ciddi şekilde etkiler. Altı haftayı aşan vakalar ise kronik ürtiker olarak değerlendirilir. Döküntüler kısa sürede kaybolabileceği gibi zaman zaman daha inatçı bir seyir de izleyebilir. Tedavide ilk aşamada antihistaminik ilaçlarla belirtiler kontrol altına alınmaya çalışılır.Döküntüler ağız içinde görülmeye başlarsa dikkat!Ürtikere bağlı döküntüler saçlı deri dahil olmak üzere vücudun her bölgesinde görülebilir. Ancak en kritik tablo, ağız içi ve solunum yollarının etkilenmesiyle ortaya çıkar. Bu durumda hasta nefes alma güçlüğü nedeniyle acil müdahaleye ihtiyaç duyulur. Solunum sıkıntısının geliştiği durumlarda adrenalin gibi özel ilaçlarla müdahale edilmesi gerekir. Bu nedenle ağız içi, dudak çevresi ve ağız mukozasında şişlik ya da döküntü gelişmesi veya nefes darlığı yaşanması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.Sıcak hava ve terleme ürtiker ataklarını tetikleyebiliyorYaz aylarında artan sıcaklık ve yoğun terleme, ürtiker şikayetlerinin şiddetlenmesine veya yeni atakların ortaya çıkmasına neden olabilir. Kolinerjik ürtiker olarak adlandırılan bu tabloda, vücut ısısının yükselmesiyle birlikte küçük ve kaşıntılı döküntüler gelişebilir. Sıcak hava, yoğun egzersiz, sıcak duş ve baharatlı yiyecekler gibi faktörler de bu tür reaksiyonları tetikleyebilir. Bu nedenle ürtiker hastalarının yaz aylarında serin ve iyi havalandırılan ortamlarda bulunmaları, pamuklu kıyafetler tercih etmeleri ve yeterli miktarda su tüketmeleri önerilir. Aşırı sıcak havalarda dışarı çıkılması gerekiyorsa güneşten koruyan şapka ve hafif giysiler kullanılmalı, gerekli durumlarda doktor kontrolünde ilaç tedavisi yeniden düzenlenmelidir.Stres, ürtikerin görünmeyen tetikleyicileri arasında yer alıyorÜrtiker çoğunlukla alerjik bünyeye sahip kişilerde görülse de alerjisi olmayan bireylerde de ortaya çıkabilir. Hastalık; tiroid rahatsızlıkları, mide-bağırsak sistemi hastalıkları ve kolajen doku hastalıkları gibi birçok sistemik hastalığın ilk belirtisi olabilir. Bunun yanı sıra stres de ürtiker gelişiminde önemli rol oynayan faktörlerden biridir. Vücudunda kızaran, kabaran, kaşıntılı ve sonrasında kendiliğinden kaybolan döküntüler fark eden kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekir. Yapılacak kan, idrar ve dışkı testleriyle altta yatan nedenler araştırılarak gerekli tedavi planlanabilir.Nedeni bilinmeyen ürtikerde psikolojik destek tedaviyi güçlendirebilirÜrtiker tedavisinde ilk seçenek antihistaminik ilaçlar olur. Şikayetlerin devam etmesi halinde kortizon (steroid) tedavisine başvurulabilir. Tetkiklerde herhangi bir neden saptanamaması ve belirtilerin altı haftadan uzun sürmesi durumunda ise “Kronik İdiyopatik Ürtiker” tanısı konulur. Bu tür vakalarda tıbbi tedaviye ek olarak psikolojik veya psikiyatrik destek alınması da önerilebilir. Çünkü stres yönetimi, hastalığın kontrol altına alınmasında önemli katkı sağlayabilir.Belirtiler kaybolsa bile tedavi yarım bırakılmamalıÜrtiker tedavisi sabır ve düzenli takip gerektiren uzun soluklu bir süreçtir. Döküntülerin geçmesi, tedavinin sona erdiği anlamına gelmez. İlaçların aniden bırakılması halinde hastalık daha şiddetli ataklarla tekrar ortaya çıkabilir. Tedavi genellikle aylık planlanır ve iyileşme sağlansa dahi ilaçlar doktor kontrolünde kademeli olarak azaltılır. Şikayetlerin devam ettiği durumlarda ise tedavi süresi birkaç ayı hatta daha uzun dönemleri kapsayabilir.Ürtiker hastaları bu önerilere dikkat etmeli
- Ürtikeri tetikleyebilecek alerjen gıdalardan uzak durulmalıdır. Özellikle çilek, yumurta sarısı, fındık, fıstık, çikolata ve deniz ürünleri dikkatli tüketilmelidir.
- Günlük yaşamda yapılan değişiklikler takip edilmeli; sabun, şampuan ve cilt bakım ürünleri gibi topikal ürünlerin şikayetleri artırdığı düşünülüyorsa kullanımı gözden geçirilmelidir.
- Çamaşırlar, deterjan kalıntısı kalmayacak şekilde çift durulanmalıdır.
- Çamaşır yıkarken yumuşatıcı kullanımından kaçınılmalıdır.
- Banyoda cilt sert kese veya lifle tahriş edilmemelidir.
- Tozlu ortamlardan uzak durulmalıdır. Solunum yoluyla alınan alerjenler ürtikeri tetikleyebilir.
- Yaz aylarında aşırı sıcak ve terlemeden korunmak için serin ortamlarda bulunulmalıdır.










