İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda aile bağları yeni yavrularla biraz daha güçlenirken, tıpkı insanların dünyasındaki gibi mutluluk ve hüzün bir arada yaşanıyor. Bir yanda kısa süre önce dünyaya gözlerini açan iki yavru ayı anneleri Şımarık’ın kollarında baharın tadını çıkarıyor. Diğer yanda ise üç aylıkken annesini kaybeden yavru zebra Gözde kendine yeni bir aile ararken parktaki komşuları zürafalar tarafından koruma altına alındı.İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Doğal Yaşam Parkı’nda baharla birlikte yalnızca doğa değil, umut da yeniden filizleniyor. Parkta yeni doğumların heyecanı ile sıra dışı dostlukların heyecanı bir arada yaşanıyor. 140 türden yaklaşık 1800 hayvana ev sahipliği yapan parkta, bu baharın en özel hikâyelerinden biri ayı “Şımarık” ile yazılıyor. Henüz 3 aylıkken annesini kaybeden Gözde isimli zebra ise hüzünlü ama bir o kadar da umut dolu bir öykünün kahramanı haline geldi.Ayı yavruları mutlu
Parkta bulunan 6 ayıdan biri olan “Şımarık”, kış aylarında doğal davranışlarını sergileyerek inine çekildi ve burada doğum yaptı. Doğal Yaşam Şube Müdürü Serkan Eğrilmez, yaklaşık 300 gram ağırlığında, biri dişi biri erkek iki yavrunun dünyaya geldiğini belirterek, “Ayılar iri cüsselerine rağmen oldukça küçük, gözleri kapalı ve tüysüz yavrular doğurur. Anne, aylar boyunca in içerisinde yavrularını emzirir. Baharla birlikte yavrular gün yüzüne çıkar. Biz de aynı süreci parkta doğal koşullara uygun şekilde sağladık” dedi. “Doğal hayatta yaşama şansları yok”
Yavruların gelişim sürecinin titizlikle takip edildiğini belirten Eğrilmez, ilerleyen dönemde diğer ayılarla kontrollü adaptasyon sürecinin başlatılacağını, kokular ve sesler aracılığıyla birbirlerini tanıyan ayıların uygun koşullarda bir araya getirileceğini ifade etti. Ayıların İzmir’deki hikâyesinin geçmişte sokaklarda zorla oynatılan “dansçı ayıların” kurtarılmasıyla başladığını hatırlatan Eğrilmez, şunları söyledi: “O dönem kurtarılan ayılar önce eski hayvanat bahçesine, ardından Doğal Yaşam Parkı’na getirildi. Bugün burada yaşayan ayılar onların torunları. Biz mümkün olduğunca yaban hayvanlarını doğal yaşamlarında görmek istiyoruz. Fakat doğal hayatta yaşama şansı olmayan, insanla temas eden hayvanlara da Doğal Yaşam Parkı’nda sahip çıkıyoruz. Ayılar da o canlılardan.”Gözde hayata sevgiyle tutundu
İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda bu bahar beklenmedik dostluklar da kuruluyor. Hikâyenin merkezinde zebra yavrusu Gözde var. Henüz üç aylıkken annesini kaybeden Gözde, hayatının en kırılgan döneminde insan eliyle büyütüldü. Veteriner hekimler, bakıcılar ve teknikerler onun için adeta bir aile oldu. Özel biberonlarla beslendi, gece gündüz gözetildi. Zamanı geldiğinde sürüye katılması bekleniyordu. Ancak Gözde, alana salındığında kendi sürüsüne değil zürafalara yöneldi. Tellerin ardından kurulan sessiz dostluk, alanda gerçek bir bağa dönüştü. Gözde, Kamili ve Radost ile birlikte gezmeye başladı. Zürafalar da onu sahiplendi; korudu, kolladı. Zürafalar zebrayı sahiplendi
Doğal Yaşam Parkı’nda veteriner hekim olarak görev yapan Duygu Aldemir, Gözde’nin yalnız kalmaktansa, kendini güvende hissettiği bu dostluğu seçtiğini tahmin ettiklerini söyledi. Zebraların sosyal ve sürü halinde yaşayan hayvanlar olduğunu hatırlatan Aldemir, “Zebralar sürü halinde hareket eden ve birbirini destekleyen, kollayan hayvanlar. O nedenle zebra sürüsüne katılmasını istedik. Ancak çok şaşırdığımız bir durum yaşandı. Gözde’yi alana saldıktan sonra onun zebralarla değil de zürafalarla yakın arkadaş olmak istediğini gördük. Daha önce tel arkasından kurdukları iletişim sayesinde Gözde, Kamili ve Radost’un en yakın arkadaşı oldu. Onlarla beraber alanda geziyor. Onlar da Gözde’yi koruyup, kolluyor. Şu anda çok havalı arkadaşları var” dedi.
Gözde’nin zamanla zebra sürüsüne uyum sağlayacağını belirten Aldemir, “Şimdilik kendini güvende hissettiği alanda, zürafalarla birlikte hareket ediyor. Yalnız kalmaktansa bir grup içinde olması onun için daha sağlıklı. Adaptasyon süreci zamanla tamamlanacaktır” diye konuştu. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Parkta bulunan 6 ayıdan biri olan “Şımarık”, kış aylarında doğal davranışlarını sergileyerek inine çekildi ve burada doğum yaptı. Doğal Yaşam Şube Müdürü Serkan Eğrilmez, yaklaşık 300 gram ağırlığında, biri dişi biri erkek iki yavrunun dünyaya geldiğini belirterek, “Ayılar iri cüsselerine rağmen oldukça küçük, gözleri kapalı ve tüysüz yavrular doğurur. Anne, aylar boyunca in içerisinde yavrularını emzirir. Baharla birlikte yavrular gün yüzüne çıkar. Biz de aynı süreci parkta doğal koşullara uygun şekilde sağladık” dedi. “Doğal hayatta yaşama şansları yok”
Yavruların gelişim sürecinin titizlikle takip edildiğini belirten Eğrilmez, ilerleyen dönemde diğer ayılarla kontrollü adaptasyon sürecinin başlatılacağını, kokular ve sesler aracılığıyla birbirlerini tanıyan ayıların uygun koşullarda bir araya getirileceğini ifade etti. Ayıların İzmir’deki hikâyesinin geçmişte sokaklarda zorla oynatılan “dansçı ayıların” kurtarılmasıyla başladığını hatırlatan Eğrilmez, şunları söyledi: “O dönem kurtarılan ayılar önce eski hayvanat bahçesine, ardından Doğal Yaşam Parkı’na getirildi. Bugün burada yaşayan ayılar onların torunları. Biz mümkün olduğunca yaban hayvanlarını doğal yaşamlarında görmek istiyoruz. Fakat doğal hayatta yaşama şansı olmayan, insanla temas eden hayvanlara da Doğal Yaşam Parkı’nda sahip çıkıyoruz. Ayılar da o canlılardan.”Gözde hayata sevgiyle tutundu
İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda bu bahar beklenmedik dostluklar da kuruluyor. Hikâyenin merkezinde zebra yavrusu Gözde var. Henüz üç aylıkken annesini kaybeden Gözde, hayatının en kırılgan döneminde insan eliyle büyütüldü. Veteriner hekimler, bakıcılar ve teknikerler onun için adeta bir aile oldu. Özel biberonlarla beslendi, gece gündüz gözetildi. Zamanı geldiğinde sürüye katılması bekleniyordu. Ancak Gözde, alana salındığında kendi sürüsüne değil zürafalara yöneldi. Tellerin ardından kurulan sessiz dostluk, alanda gerçek bir bağa dönüştü. Gözde, Kamili ve Radost ile birlikte gezmeye başladı. Zürafalar da onu sahiplendi; korudu, kolladı. Zürafalar zebrayı sahiplendi
Doğal Yaşam Parkı’nda veteriner hekim olarak görev yapan Duygu Aldemir, Gözde’nin yalnız kalmaktansa, kendini güvende hissettiği bu dostluğu seçtiğini tahmin ettiklerini söyledi. Zebraların sosyal ve sürü halinde yaşayan hayvanlar olduğunu hatırlatan Aldemir, “Zebralar sürü halinde hareket eden ve birbirini destekleyen, kollayan hayvanlar. O nedenle zebra sürüsüne katılmasını istedik. Ancak çok şaşırdığımız bir durum yaşandı. Gözde’yi alana saldıktan sonra onun zebralarla değil de zürafalarla yakın arkadaş olmak istediğini gördük. Daha önce tel arkasından kurdukları iletişim sayesinde Gözde, Kamili ve Radost’un en yakın arkadaşı oldu. Onlarla beraber alanda geziyor. Onlar da Gözde’yi koruyup, kolluyor. Şu anda çok havalı arkadaşları var” dedi.
Gözde’nin zamanla zebra sürüsüne uyum sağlayacağını belirten Aldemir, “Şimdilik kendini güvende hissettiği alanda, zürafalarla birlikte hareket ediyor. Yalnız kalmaktansa bir grup içinde olması onun için daha sağlıklı. Adaptasyon süreci zamanla tamamlanacaktır” diye konuştu. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı










